Kısasü'l-Enbiya, Nehcü'l-Feradis


Harezm Türkçesi Eserleri


Kısasü’l-Enbiyâ


Kısasü’l-Enbiyâ (Kıṣaṣü’l-Enbiyā, KE)[1], adından da anlaşılacağı üzere peygamber kıssalarını konu alan siyer-i nebevî türünden bir eserdir. Başta Hz. Muhammed olmak üzere İslâm dininin doğruladığı diğer peygamberler ile ‘Avac bin Annak, Harut ve Marut gibi Kur’an’da adı geçen bazı kıssaları da içerir. Eserin başlangıcında:    


        munda maḳsūd peyġāmber ḳıṣṣaları erdi lìkìn Ādemdin burunraḳ yaratḳanlar bar üçün andın başlasaḳ fāyidesi artuḳ bolġay, ol fāyidedin fāyide körseler yaḫşıraḳ bolġay tėp tertìb üze yaratılġanlardın āgāz ḳılduḳ ... (2v21, 3r3) denilerek asıl konu yani Âdem peygamber kıssasına âlemin yaratılışını konu alan bölümden sonra geçilir.


Yazarının, izlegen bat tapḳay, işitken bat bilgey tėp Ḳıṣaṣ-ı Rabġūzi̇̄ at bėrdük (3r3-4) dediği eserde özellikle her kıssanın başlangıcındaki secili ifadelerle dinî konulara bediî bir şekil verilir. Âdem peygamber kıssasına, söz konusu peygamberi karakterize eden şu ifadelerle başlanır:


          Anı topraḳdın yaratġan, ḳudret birle törütgen, ediz kökke aġġan, uçmaḫ içre kirgen, Ḥavvā teg cüft bėrilgen, İblis vesvesesin͡ge ilingen, yaruḳ uçmaḫdın adrılġan, ḳaran͡gġu dünyāge ingen, üç yüz yıl ‘alemnā enfüsenā (VII-23) tėp yıġlaġan, ve lā-takrebā hāzihi eş-şecere (II-35) ḫitābın işitgen, sümme ectebayehu rabbühü (XX-122) tācın başınġa urġan, inne’llāhe ıstafā Ādeme (III-33) ḫil‘atin kedgen, escedü’l-Ādem (II-34) kerāmeti birle mükerrem bolġan, ve ‘alleme Ādeme’l-esmā-i küllehâ (II-31) teşrìfini bulġan Ādem-i ṣafì ol ḫalìfe-i vefì. (5r21-5v5)


Örnek parçadan anlaşılacağı üzere, Kur’an’dan ayet parçaları, gerektiğinde hemen metne dahil edilmekte. Bunun nedeni, esere daha inandırıcı bir şekil vermeye çalışmaktan öte değildir. Yukarıdaki şekilde son derece süslü ifadeler, her kıssanın başlangıcında var. Secili bu türden ifadelerin yanında, onun hemen arkasından, anlatılacak peygamberle ilgili 5 ya da 7 beyitlik (1’er tane 4 ve 6 beyitlik) olmak üzere kısa bir kasideyle kıssaya giriş yapılır.

Yazar söz ustalığını kıssalarla ilgili olarak verdiği Arapça ve Türkçe şiirlerle de pekiştirir. Eserde toplamı 484 dize tutan 43 Türkçe şiir bulunmaktadır. Eserdeki manzum parçalar genelde kaside tarzında yazılmıştır. Peygamberlere ve din büyüklerine yazılan kasideler dışında aşk, tabiat ve burçlarla ilgili konuların işlendiği gazeller de bulunmaktadır.

        On ėki ükek yėti aḳrān ḳılıḳ

        En͡g ilki ḳozı uy erendend ḳarçıḳ

        Kür arslan ma buġday başı ülgü ol

        Çıyan hem yay oġlaḳ könek hem balıḳ

        Yana yėtti yulduz bularda yörir

        Sekendiz onay ol kürüd hem yaşıḳ

        Sewit arzu yalçıḳ yaġı teg bolur

        Toḳuşdın usanma kediben yarıḳ (66v8-12)


Yûsuf Peygamberin kardeşleriyle ilgili olarak on iki burcun anlatıldığı yukarıda verdiğim gazel ile Kutadgu Bilig’in Arat metninde 138. beyit ve onu takip eden beyitler arasındaki benzerlik dikkat çekici derecedir.

Nazım şekli bakımında KE’daki manzumelerin önemli bir özelliği de, halk edebiyatının etkisiyle Kutadgu Bilig ve Atabetü’l-Hakâyık’ta da karşılaştığımız mani-tuyuğ şeklindeki dörtlüklerin bulunmasıdır. Manzumeler için eserin genelinde divan şiirinde en sık rastlanan aruz ölçüleri kullanılmakla birlikte pek çok aruz hatası mevcuttur. Eserin yazıldığı dönemlerde aruz ölçüsü kullanımının henüz olgunlaşmaması, bunun yanısıra hece veznine yatkınlık dolayısı ile şiirlerde hece ölçüsünü takip etmek daha kolay olmaktadır[2].

 

Eserin Yazarı, Yazılış Tarihi ve İthaf Edildiği Kişi


KE, Nâsırü’d-dîn bin Burhânü’d-dîn Rabgûzî tarafından 1310 (H. 710) yılında yazılmış ve Nâsırü’d-dîn Tok Buga’ya sunulmuştur. Yazar kendi kaleminden bu bilgileri şu şekilde aktarmaktadır: Bu kitābnı tüzgen, ṭā'at yolında tizgen, ma'ṣiyet yābānın kezgen, az azuġluġ köp yazuḳluġ, Ribaṭ Oġuzluġ, Burhān oġlı Kāḍì Nāṣır settera’llāhu 'aybehu ve nevvere ḳalbehu (2r17-20).

Eserin yazarı hakkında kendi açıklamasından başka bir bilgi bugüne kadar bulunamamıştır. Kendisi için Ribaṭ Oġuzluġ yani Oğuzlarla meskun Ribat adlı mevkiden olduğunu belirten yazarın, Rabgûzî mahlasını bundan dolayı aldığı anlaşılmaktadır. Bu yer için kaynak çalışmalarda sadece “henüz yeri tespit edilmemiş” ifadesi kullanılmıştır. “kervansaray” anlamına gelen Ribaṭ yer adının Oğuzlarca meskun olduğu anlaşıldığından burasının F. Sümer’in Eski Türklerde Şehircilik adlı çalışmasında “Seyhun kıyılarından Cend yakınlarında” açıklaması ile geçen “Çirik Ribat” olması ihtimal dahilindedir[3].

Rabgûzî, tārìḫ yėti yüz toḳuzda it yılının͡g evvelinde ḳāṣıd yėtildi kim peyġāmber ḳıṣṣalarıġa (2v13) diyerek esere başlama tarihini ve;

        Uyḳu buzdum üzüm üzüm sözni tüzdüm tünle men

        Erte ḳoptum ḫāme urdum emgedim tün kündüzi (249v2)

ve yėtti yüz on erdi yılġa bitildi bu kitāb (249v14) diyerek iki yerde bitirme tarihini belirtmiştir. Yani 1310 yılında (H.710) eseri tamamlamıştır.

        Barıp ıdtım Nāṣırü’d-dìn Toḳ Buġa Beg tapġıça

        Tileyür mü tilemes mü belgülüg bilsün özi (249v8-9) 

dizeleri ile Rabgûzî KE’nın kime sunulduğunu bildirmiştir. Ayrıca Tok Buga için yazılan medhiyede onun aslının Moğol olduğu, sonradan İslâmı seçtiği, yaşının küçük olduğu, Nasırüddin künyesini taşıdığı şu şekilde ifade edilmiştir:

        Aṣlı Moġul erken körün͡g

        İslām üçün tutdı beḳā (2v5)

        Yaşı kiçig boyı uluġ

        Ẕātı arıġ Beg Toḳ Buġa

        Ol Nāṣırü’d-dìn künyeti (2v11-12)

Tok Buga için Rieu, Sultan Tarmaşirin’in emiri olduğunu İbn Batuta’ya dayanarak söylemiş; F. Köprülü de Türk Edebiyatı Tarihi adlı çalışmasında bu görüşü desteklemiştir[4]. Fakat ben, Çağatay Hanlığı döneminde Kebek’in halefi ve kardeşi olan, sonradan İslâmiyeti kabul edip Alâeddin adını alan Tarmaşirin’in saltanat döneminin 1326’da başladığını 1310 tarihli bir eserin 1326-1333/1334 yılları arasında saltanat süren bir Han’ın emîrine sunulmasının akla pek yatkın olamacağını belirtmiş ve bugün için Tok Buga hakkındaki en esaslı bilgilerin Rabgûzî tarafından verildiği üzerinde durmuştum[5].

 

Eserin Nüshaları


1. London, British Museum Add. 7851

Eserin dil özelliklerini yansıtması bakımından en iyi ve en eski nüshasıdır. Ch. Rieu, Londra yazmasının müstensihinin Hacı Muhammed b. Dust Muhammed Hacı Vezîrî olduğunu, istinsah tarihinin paleografya ve dil özelliklerine dayanılarak XV. yüzyıla ait olduğunu bildirmektedir[6]. Fakat bu nüshanın birden fazla müstensihin elinden çıktığı eser üzerinde yapılan detaylı bir inceleme ile anlaşılacak türdendir[7].

K. Grønbech, bu nüshanın tıpkıbasımını yapmıştır: Rabguzi, Narrationes de Prophetis, Cod. Mus. Brit. Add. 7851 [=Monumenta Linguarum Asiae Maioris 4], Kopenhagen 1948.

2. Leningrad Nüshaları[8].

     a) Leningrad, Public Library. T.H.C. 71 (16. yy?).

     b) Leningrad, Or. Inst. C245 (1600).

     c) Leningrad, Public Library Dorn 507 (Kaufman derlemesi, 17. yy).

     d) Leningrad, Or. Inst. D45 (18 yy).

     e)       Leningrad, Or. Inst. D46..

     f)       Leningrad, Or. Inst. D43.

3. İsveç Nüshaları.

     a) University Library of Uppsala, Sweden, Nova 578 ve 580[9].

     b) University Library of Lund, Sweden, Universitätsbibliothek[10].

4. Paris Nüshası.

     Paris, Bibliothèque Nationale, Suppl. turc 1012 (18. yy)[11].

5.  Bakü Nüshası

Bakü, Azerbaycan Cumhuriyeti İlimler Akademisi Yazma Eserler Enstitüsü (16. yy)[12].

6.  Tahran Nüshası.

     Tahran Üniversitesi Merkez Kütüphanesi 2132[13].


Eser Üzerinde Yapılmış Çalışmalar


Abrajeev, A. I. (1957); Sloche predlojenie (gpotaksis) u proze “Kısasu’l-anbie” Rabguzi-Presatelya XIV veka, Trudy Uzb. Gos. Univ., N.S. Samarkand, No: 73, s. 125-140.

Arifgan, G. H. (1916); Rabguzi Kısasu’l-Enbiya, Starıy Taşkent.

Ata, A. (1997); Nāṣırü’d-dìn bin Burhānü’d-dìn Rabġūzì. Kıṣaṣü’l-Enbiyā (Peygamber Kıssaları). I. Giriş-Metin-Tıpkıbasım, TDK Yayınları: 681-1; II. Dizin, TDK Yayınları: 681-2, Ankara. (Eser yeni baskıya hazırlanmaktadır.)

______ (2008); “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiyâ’sında Nazmın Gücü”, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, C. V. S.2, Ankara, s. 117-125.

______ (2000); “Bilimselsizlik”, Türk Dili, S. 588, Aralık, s. 569-580.

Boeschoten, H. E. (1992); “Iskandar-Dhulkarnain in den Qısas-i Rabguzi”, De Turcicis Aliisque Rebus, Utrecht Turcological Series, No: 3, Utrecht.

______ (1990); “Vokalquantiat in Rabghuzis Poesie”, Central Asiatic Journal, V. 34, No:3-4, Wiesbaden.

Boeschoten, H. E. – Vandamme, M. – Tezcan, S. (1995); Al-Rabghūzì. The Stories of the Prophets, I. Critically Edit; II. Translate, Leiden.

Cin, A. (2010); “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiyasının Tahran Nüshası”, Turkish Studies. Eski Oğuz Türkçesi Prof. Dr. Zeynep Korkmaz Adına, 22, 5/1, s. 237-245.

Çağatay, S. (1950); Türk Lehçeleri Örnekleri, DTCF Yayınları No:62, Ankara, s. 141-151.

Fitret (1928); Uzbek Edebiyyatı Numuneleri, Taşkent, s. 104-112.

Grønbech, K. (1948); Rabguzi, Narrationes de Prophetis, Cod. Mus. Brit. Add. 7851 [=Monumenta Linguarum Asiae Maioris 4], Kopenhagen.

Hacıyeva, N. (1994); “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiya Eserinin Bakü Yazması”, Türk Dili, S. 514, Ekim 1994, s. 292-296.

Hüseyn, Ş. (1881); Kısas-ı Rabguzi, Kazan.

İlminskiy, N. I. (1859); Kısas-ı Rabguzi, Kazan.

İsmåiloviç Fåzilov, E. - Yunusov, A. (1991); Qisasi Rabguziy, Taşkent.

Katanov, N. F. (1895); “Musulmanskie Legend. Teksti i perevodi”, Zapiski İmperatorskoy Akademii Nauk XXV, 1894. priloz 3, St. Petersburg, s. 1-44, 23-44.

______ (1875); “Tatarskie skazaniya o semi spiyaşçih otrokah”, ZVO VIII, St. Petersburg, s. 242-245.

______ (1898); Turkskie skazki o çeloveke ponimavşem yazık jivotnih. Dcagatayskaya skazka po Rabguzi, İzvesticaobşçest va arc., ist., i etn. XVI, Kazan, s. 252-253.

______ (1898); Rabguzi Kısasu’l-Enbiya türki, Taşkent.

Malov, S. E. (1930); “Musul’manskie skazaniya o prorokax po Rabguzi”, Zapiskii Kollegii Vostokovedov V, s. 507-524.

______ (1951); Pamyatniki drevne turskoy pis’mennosti. Teksti iissledovaniya, Moskova-Leningrad, s. 325-341.

Melioranskiy, P. M. (1897); Skazanie proroke Salihe, St. Petersburg, s. 279-308.

Ostroumov, N. P. (1874); Kritiçeşkiy razbor Muhammedanskogo uçeniya o prorokax, Kazan.

Özavşar, R. (2012); “Kısasü’l-Enbiyā Üzerine Düzeltmeler”, Turkish Studies, Voluma 7/4, Ankara, s. 2457-2472.

Schinkewitsch, J. (1926); “Rabguzi’s Syntax”, MSOS II, S. XXIX, 1926, s. 130-172. XX, 1927, 1-57. (Türkçeye Çeviren: S. Paylı, Türk Dili Belleten III, S. 8-9-10-11, 1947).

Thúry, J. (1903); Török nyélvemlek a 14. század végéig, Budapeşte, s. 16-17. (Türkçeye Çeviren: R. Hulusi, “Ondördüncü Asır Sonlarına Kadar Türk Dili Yadigârları”, Millî Tetebbular Mecmuası II, s. 81-133.)

Vandamme M. (1985); “Some remarks on the narratological and nonnarratological levels in Rabghuzi’s Qiṣaṣ al-Anbiyā”, Beşinci Milletlerarası Türkoloji Kongresi. Tebliğler: II, İstanbul, s. 45-49.

 

Nehcü’l-Ferâdîs


Dinî ve didaktik nitelikte bir eser olan Nehcü’l-Ferâdîs (Nehcü’l-Ferādìs, NF), Harezm Türkçesinin dil özelliklerini tespit etmek için en önemli kaynak eserlerden birisidir. Eser, kısaca dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını ortaya koyan müslümanlık bilgilerini içermektedir. Bunu ortaya koyarken de yazar sanat amacı gütmemiş ve sade bir dil kullanmıştır. Fakat buna rağmen eserin üslubu kuru ve can sıkıcı değildir. Çünkü yazar, dinî konuları ele alırken akıcı hikâyelerle eserini süslemesini bilmiştir.

Eser dört “bâb” ve her “bâb” da onar “fasl”dan oluşur: evvelḳı bāb: peyġāmberimüz 'aleyhi’s-selāmnun͡g fażāyili başlıklı ilk bölümde Hz. Muhammed’in hayatı ve ailesi, peygambere vahiy gelmesi, ehl-i beytin müslüman oluşu ve bu arada çektikleri zorluklar ile Mekke’den Medine’ye göçü, Hz. Muhammed’in mucizeleri, yaptığı savaşlar ve vefatı konuları işlenmektedir. ėkinç bāb: ḫulefā-yı rāşidìn taḳı ehl-i beyt taḳı dört imām fażāyilinin͡g beyānı’nında Hz. Ebu Bekr, Ömer, Osman, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn, Ebu Hanife, İmam Şafi, İmam Malik ve İmam Hanbel ile ilgili hadiseler ve onların erdemleri anlatılır. üçinç bāb: Ḥaḳ ta'ālā ḥażretinġa yawunġu 'ameller ve son olarak da törtinç bāb: Ḥaḳ ta'ālā ḥażretidin yıratġu yawuz 'ameller beyānı başlıklı bölümlerde Hakk’a yaklaştıran ve uzaklaştıran ameller konuları ele alınmaktadır.

Eserde her fasıl bir hadisle başlamış, arkasından bunun Türkçeye tercümesi yapılmış, sonra da zamanın tanınmış İslâm âlimlerinin bu hadisle ilgili görüşlere ve aktardıkları hikâyelere yer verilmiştir. Müellif, bilinen bazı hikâyelerde istediği değişikliği yapmaktan sakınmamıştır. Ayrıca gerektiği yerde Türkçe tercümeleri ile birlikte zaman zaman ayetlere de başvurulmuştur.

A. Caferoğlu[14] NF’in siyer-i nebî, A. Karahan[15] ise içeriği bakımından kırık hadis tercümesi türünde bir eser olduğunu belirtmiştir. NF’in yazarı da ortaya koyduğu eserinin kırk hadis tercümesi türünde olduğunu şöylece ifade etmektedir:

        Kayu müèmin ve muvaḥḥid ḳırḳ ḥadìs̱ni menim ḥadìs̱lerimdin işitmegenlerge tegürse bilmegenlerge ögretse Ḥaḳ ta'ālā ol kimerseni 'ālimler zümresinde bitigey taḳı ḳıyāmet kün bolsa āmennā ve ṣaddaḳnā şehìdler cümlesinde ḳoparġay taḳı ḳayu kimerse men aymamış ḥadìs̱ni menim aymaġanımnı bilip ḳaṣd birle menim üze yalġan sözlep peyġāmber 'aleyhi’s-selām aydı tese tamuġdın olturġu yėrini āmāde ḳılsun tėp aydı. Bu ḥadìs̱ge temessük ḳılıp ḳırḳ ḥadìs̱ cem' ḳılduḳ, Peyġāmber 'aleyhi’s-selām ḥadìs̱lerindin mu'temed kitāblardın. Yana bu ḥadìs̱lerge münāsib ḥikāyetler peyġāmber 'alehi’s-selām aḥvālidin taḳı ḫulefā-yı rāşidìn ef'ālidin taḳı 'ulemā ve meşāyiḥ aḥvālidin zum ḳılduḳ. Taḳı bu kitābnı dört bāb üze ḳılduḳ taḳı tegme bir bābını on faṣl üze ḳılduḳ. Taḳı tegme bir faṣl evvelinde bir ḥadì§ keltürdük peyġāmber 'aleyhi’s-selām ḥadìs̱leridin kim mecmu'ı ḳırḳ ḥadìs̱ bolur. (2-4, 12)

Uygur harfleri ile yazılmış Mi'râc-nâme’nin girişinde NF’le ilgili şöyle bir kayıt bulunmaktadır: Emdi bilgil kim bu kitābnın͡g atı Mi'rāc-nāme turur. Nehecü’l-Ferādìs atlıġ kitābdın Türk tilige evürdük köp kişilerge fāyide tegsün tep[16]. A. Caferoğlu, burada adı geçen Nehecü’l-Ferādi̇̄s adlı eserin “şimdilik kaydı” ile aslının Arapça olduğunu, çok rağbet gördüğü için bu dinî kitabın adının geniş sahaya yayıldığını belirtmiştir[17]. Eckmann ise getirdiği birtakım tanıklarla şu yargıya varmaktadır[18]:

Miracname’nin tercümesi yapıldığı “Nehecü’l-Feradis” farsça yazılmış, belki de arapçadan tercüme edilmiştir. ... Nehcü’l-feradis’in bu kısmını Miracname ile mukayese edecek olursak iki metnin aynı şekilde tertip edilmiş olduğunu ve esas itibariyle birbirine uyduğunu görürüz. Bununla beraber aralarındaki farkları da dikkate alırsak (bilhassa 2-6. kat gökleri tavsifi her ikisinde de ayrıdır), şimdilik Nehcü’l-feradis sahibinin Miracname’de zikredilen “Nehecü’l-feradis’ten faydalandığı, eserin adını da belki bundan aldığı şeklinde bir fikrin ileri sürülemeyeceği kanaatindeyiz.

 

Eserin Yazarı, Yazılış Tarihi ve Yeri


Nehcü’l-Feradis nüshaları üzerinde incelemeler yapanlar, umumiyetle eserin müellifi olarak Kerderli Mahmud b. Ali’yi, yazılış yeri olarak da Harezm’i kabul etmektedirler. Kerder eski Harezm’de Ürgenç şehrinin kuzeydoğusunda ... eskiden beri bir çok ilim ve din adamlarının yetiştiği mühim bir kültür merkezi idi. Müellifimiz de bunlardan biri pekâlâ olabilir. Eserin dili de onun Altın Ordu devletinin daha çok doğu kısmında yazıldığına delâlet eder. Mamafih bu hususta kesin bir hüküm verebilmek için, müellif adını ve yazılış yerini de açık olarak bildiren yeni bir nüshanın veya başka bir kaynağın ortaya çıkmasını beklemek lâzımdır. Yazılış tarihine gelince, Mercanî nüshasındaki 1358 ve Yeni Cami nüshasındaki 1360 istinsah yılları termus ante quem olarak kabul edilmelidir. Yani eser bu tarihlerden önce yazılmıştır[19].

Eserin yazarı, yazılış yeri ve tarihi ile ilgili ilk bilgiler, Şihabettin Mercanî’nin şahsî kütüphanesinde bulunan fakat sonradan ortadan kaybolan Nehcü’l-Ferâdîs nüshasında kayıtlıdır. Ş. Mercanî, Kitābu Müstefādi’l-aḫbār fì aḥvāli Kazan ve Bulġar[20] adlı tarih çalışmasının ilk cildinde eserle ilgili kısa bilgi vermiştir. Bu nüsha 1358 (H.759) yılında Saray’da istinsah edilmiştir. Nüshanın sonundaki “Maḥmūd bin 'Alì es-Sarāyì menşe'en ve’l-Bulġarì mevliden ve’l-Kerderì” kaydını Ş. Mercanî, müellif kaydı olarak kabul etmiştir. Eserin dili için de “Osmanlıca, Çağatayca ve Türkmence ve Kazakçadan farklı bir dil” dediği “Bulgarca” yani eski Volga Bulgar Türkçesi kaydını düşmüştür. Mercanî’nin bu düşüncesi, NF’in dilini Saray mezar kitabeleri ile karşılaştırarak dil özelliklerinin aynı olduğunu söyleyen Kazan Edebiyatı Tarihi[21] adlı çalışma ile de destek bulmuştur.

Z. V. Togan da Mahmûd b. 'Alî es-Sarâyî el-Kerderî’yi NF’in müellifi olarak kabul eder. Ancak Ş. Mercanî’nin eserin dili ve yazılış yerine dair söylediklerine katılmaz. Çünkü eserin Yeni Cami nüshasında müstensih kaydı bulunmaktadır: el-kātibü’l-'āṣì’l-cāfi’r-rācì ilā raḥmeti Rabbihi’l-laṭìfi 'alā yedi 'abdi’z-zacefi’n-naḥefi ve’l-faḳeri mulaḳḳab bi ismi Muḥammedi’bnu Muḥammedi’bnu Ḫüsrevü’l-Ḫorezmì. Ayrıca bu nüshada NF’in istinsah ve müellifin ölüm tarihi de yer almaktadır: bu kitāb tamām boldı tārìḫ yeti yüz altmış birde şehru’llāhi’l-mübārek cumāda’l-ūlā ayının͡g altınç küninde erdi kim kitābeti ḳuşluḳ vaḳtında tamām boldı, taḳı bu kitābnın͡g muṣannifi meẕkūr yekşenbe kün dāru’l-fenādın dāru’l-bekāġa rıḥlet ḳıldı (443-15,17). NF’in Yeni Cami nüshası, müellifin ölümünden üç gün sonra yani 6 Cemaziye’l-evvel 761 (25 Mart 1360, Çarşamba) tarihinde tamamlanmıştır. Buna göre müellifin ölüm tarihi de hesaplanabilmektedir: 22 Mart 1360, Pazar.

NF’te yer alan bu bilgilerden yola çıkarak Z. Velidî Togan, “bu eser Harezm Türk lehçesinde yazılan ve müellifi 761’de Harezm’de vefat etmiş olan bir eserdir, bu müellifin menşe itibariyle de Harezmli olması icab eder[22].” demiştir. Çünkü Togan’a göre; Harezmli olan müstensih, müellifin ölümünden üç-dört gün sonra ölüm kaydını düşebiliyor ise demek ki müellif de aynı yerdendir yani Harezmlidir. Ayrıca yapılan araştırmaya göre Z. V. Togan, eserin Yeni Cami nüshasında kullanılan kağıdın türünün aynı dönemde Harezm bölgesinde yazılmış eserlerin kağıdına benzediği ve NF’de Altın Ordu ve Bulgar bölgesinin âlimlerinin değil genellikle Harezm bölgesi âlimlerinin eserlerinden alıntılar nakledildiği üzerinde durmuştur.

F. Köprülü, NF’in müellifi konusunda Türk Edebiyatı Tarihi’nde[23] Z. V. Togan’ın fikirlerine “şimdilik” kaydı ile katıldığını ifade ederken daha sonraki İslâm Ansiklopedisi “Çağatay Edebiyatı” maddesinde Mahmûd bin 'Alî için “Harezm civarında Kerder kasabasına mensup olup, sonradan Saray şehrine hicret eden ve 761 (1360)’de ölen” açıklamasını yapmıştır.

E. N. Nadjib, “Nehcü’l-Feradis ve Dili Üzerine” adlı çalışmasında Leningrad SSCB İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsünde 316 numarada kayıtlı nüshadaki Maḥmūd bin 'Alì bin şeyḫ es-Sarāyì menşe'en ve’l-Bulġarì mevliden ve’l-Kerderì 'aḳden ifadesinden müellifin “Saray şeyhinin oğlu, Bulgar doğumlu, Kurder (Kerder) ile ilgisi bulunan Ali oğlu Mahmud[24]” olduğunu ileri sürmüştür. Yine Nadjib’e göre Kürder bir Kazak aşiretidir ve müellif de bu aşirettendir. Ayrıca eserin nüshalarının ne Harezm ne de Orta Asya’da ortaya çıkmayışını, yazılış yerinin Volga boyu (Saray şehri) olduğuna bağlamış, daha sonraki devirlerde eserin özellikle Povolj’ya Tatarları arasında geniş yankı bulmasını buna delil olarak göstermiştir. Ona göre, Z. V. Togan’ın ifade ettiği gibi Yeni Cami nüshasındaki harekelerin Harezm Türkçesine göre yapılması da eserin Harezm’de yazıldığını göstermeye delil değildir. Çünkü bu harekelerde kullanılan mürekkeb farklıdır ve sonradan Harezmli biri tarafından kendi şivesine göre konulmuştur.

NF’in yazarı için; A. Caferoğlu[25], “aslı itibarıyle Kerderli olan Ali oğlu Mahmud”, N. Yüce[26] “1358’den önce Harezm veya Saray’da yazılan” bu eserin müellifini “Mahmud bin Ali”, İslamov[27] “1357-1358’de İdil boyu yazarlarından Mahmud bin Ali el-Bulgarî es-Sarayî”, N. S. Banarlı “Kerderli Mahmud isimli bir Harezm Türkü”, G. Sağol[28] ise Ş. Mercanî ve Petersburg nüshalarındaki kayıtlara dayanarak “Saray’da yetişmiş, Bulgar doğumlu, ailesi itibariyle (?) Kerderli” şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardır.

 

Eserin Nüshaları


1. İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi, Yeni Cami kısmı, 879.

Z. V. Togan tarafından bulunarak ilim âlemine tanıtılılan[29] bu nüshanın tıpkıbasımını J. Eckmann yapmıştır[30]. Tam olan ve harekeli nesih ile yazılan Yeni Cami nüshasının müellifin sağlığında istinsah edilmiş olması ve harekeli oluşu özellikle dil incelemeleri bakımından eserin değerini artırmaktadır. Çünkü nüsha bu hâliyle istinsah edenin elinde değişikliğe uğramayarak yazıldığı dönemin dilini yansıtmaktadır.

Bu nüshada, müellifin ölüm tarihine dayanılarak verilen istinsah tarihi ve müstensih kaydı yer almaktadır. Bunun dışında ne müellif adı ne de yazılış yeri ve yılı verilmiştir. İlk sayfadaki temellük kaydından nüshanın Mısır’dan geldiği anlaşılmaktadır.

2. Ş. Mercanî Nüshası.

Kazan Türk bilgini Ş. Mercanî’nin kütüphanesinde bulunan fakat sonradan ortadan kaybolan bu nüshada eserin 759 tarihinde Saray’da istinsah edildiği ve müellifin adı kayıtlıdır: Ş. Mercânî bu bilgileri eserinde nakletmiştir[31]: ... ikinç küninde ... yılġa yiti yüz illig toḳuzda Sarāy şehrinde irdi ... ḳılġuçı el-èālimü’l-rebbānì ve èālimü’ṣ-Ṣamadānì el-üstād el-muṭlaḳ ... Maḥmūd bin èAlì es-Sarāyì menşeéen ve’l-Bulġarì mevliden ve’l-Kerderì.

S. G. Vahidov’a göre bu nüsha 1877 yılının Ağustos ayında Kazan’da düzenlenen IV. Rusya Arkeoloji Kongresi’nde sergide gösterime sunulmuştur[32].

3. Paris Bibliothèque Nationale, 1020.

Bu nüshayı E. Blochet’nin kataloğunda[33] verdiği bilgiye dayanarak ilim âlemine sunan J. Eckmann’dır[34]. Başı ve sonu eksik olan bu nüsha birinci babın üçüncü faslının son kısmı ile başlamakta ve üçüncü babın 1 ve 2. fasıllarını içermektedir.

Eserin Paris nüshası, Yeni Cami nüshası gibi harekeli değildir. Ayrıca eksik bir nüsha olduğu için eserin müellifi, yazılış yeri ve tarihi bakımından herhangi bir kayıt yoktur. G. Sağol, NF’in bu iki nüshasının tenkitli metnini ve sözlüğünü hazırlamıştır[35].

4. Yalta Nüshası.

1928 yılında bir kitapçıdan Yalta Doğu Müzesi için satın alınan ve müze müdürü Yakub Kemal tarafından bir risalede hakkında bilgi verilen bu nüsha sonradan ortadan kaybolmuştur[36]. Eksik olan bu nüsha, eserin sadece ilk iki babını içermektedir. Yeni Cami nüshasına benzer bir şekilde harekeli nesih ile yazılmış nüshadaki istinsah kaydına göre nüsha Rebi’ü’l-ahir 792 yılında Kasım bin Muhammed tarafından istinsah edilmiştir: Temm el-cüz’ü’l-evvel ve yetlū el-bābu el-s̱ālis̱u ve ketebehu Úāsım bin Muḥammed fì rebìèe’l-āḫir sene 792 [37]. Yazmaya sonradan yapıştırılan sayfadaki temellük kaydında eserin Kırım Sarayı mensuplarından Bahadır oğlu Muhammed Şah’ın özel kütüphanesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Müellif kaydı yer almamaktadır. Y. Kemal çalışmasında eserin müellifi olarak Mahmud bin Ali adını vermiştir.

5. Kazan Nüshaları.

a)  Kazan Üniversitesi Kütüphanesi, 60261.

Prof. Goltvald’a ait olan bu nüsha 1928 yılında varisleri tarafından Kazan Üniversitesi Kütüphanesine hediye edilmiştir. Bu nüshanın kâğıdından XVII. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir[38]. Müellif için diğer nüshalarda bulunmayan şu açıklama yer almaktadır: Maḥmūd bin 'Alì Şeyḫ es-Sarāyì [39].

b) Kazan Devlet Üniversitesi Kütüphanesi, 3060 (445b).

XVIII. yüzyılda istinsah edildiği tahmin edilen bu nüshanın tamamı 28 varaktır ve düzensiz büyüklükte olan her sayfada 29 satır bulunmaktadır.

c)  Kazan Devlet Pedagoji Enstitüsü, 12100.

Bu yazma 1930 yılında Tataristan’da gazeteci İ. Remiyev’den temin edilmiştir. İlk sayfaları eksik ve 1771/1772 (H. 1185) yılına ait olan bu nüshanın müstensihi Feyzullah Caferoğlu’dur. Müstensih eserin sonunda yazmayı hocası Molla Selimcan Dost-Muhammed’in oğlu için bir rubleye istinsah ettiğini bildirmektedir[40].

R. F. İslamov çalışmasında yukarıdakilerden başka Kazan’da NF’in üç nüshasına daha işaret etmektedir: Bunlardan ilki 1968 yılında M. G. Gosmanov tarafından yapılan araştırma gezisinde Ehmet Köyü’nde, ikincisi aynı yıl G. İbrahimov Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü’nde çalışan M. Yusupov tarafından Ulyan bölgesinin Yugarı Tireşke köyünde bulunmuştur. Üçüncüsü ise Milla Rahmetulla tarafından istinsah edilen mecmuanın içinde yer almaktadır[41].

6. Leningrad Nüshaları.

a) Leningrad SSCB İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü, 316.

b) Leningrad SSCB İlimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü, B2590.

Bu iki yazma 1934 yılında Vahidov kütüphanesinden getirilmiştir. İlk nüsha birinci babın dördüncü faslı ile başlamaktadır. İkinci yazmanın ise başı ve sonu eksiktir. 316 numaralı yazmada istinsah tarihi ve müellif için şu kayıt yer almaktadır: Ṣafer ayının͡g sekizinçi kün yılḳı yılı irdi yiti yüz illig toḳuzda Sarāy şehrinde irdi bu kitābnı cem' ḳılġuçı ...ni ve’l-'āmilü’ṣ-ṣamadānì el-üstād ve’l-muṭlaḳ ve’l-'āmilü’l-mü ... Maḥmūd bin 'Alì bin şeyḫ es-Sarāyì menşe'en ve’l-Bulġarì mevliden ve’l-Kürderì 'aḳden[42].

Ayrıca R. F. İslamov, Leningrad İlimler Akademisi 1085 ve 4310 numarada da NF nüshalarının bulunduğunu haber vermektedir[43].

Samoyloviç, “Cuci Ulusu veya Altın Ordu Edebî Dili[44]” adlı çalışmasında Leningrad’taki Ulûm Akademisi Şarkiyat Enstitüsü’ne hediye olarak verilen yazma kitaplar içinde NF’in üç nüshasının bulunduğunu belirtmiştir.

 

Eser Üzerinde Yapılmış Çalışmalar

Abilov, Ş. Ş. (1976); “Nehcel-feradis’nın͡g yan͡ga qul yazmaları”, Tatar Dili Hem Edebiyatı. Beşinçi Kitap. Kazan, 187-194.

______ (1977); “O novonaydinnıh Spiskah Pamyatnika XIV veka ‘Nahdj al-faradis’”, Sovetskaya Tyurkologiya, 2, s. 69-73.

______ (1984); Tatar Edebiyatı Tarihi, (“Mehmud bin Galiniŋ Nehcil-Feradis’i”), Kazan, v. I, s. 208-231.

Argunşah, M. (1997); “Nehcü’l-Ferâdîs: II. Metin (Çevriyazı: János Eckmann, Yayınlayanlar: Semih Tezcan – Hamza Zülfikar), TDK (yayın yeri ve tarihi yok), XI+313s.”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten 1995, Ankara, s. 439-469.

Ata, A. (1998); Nehcü’l-Ferādìs. Uştmaḫlarnıŋ Açuḳ Yolı (Cennetlerin Açık Yolu). III. Dizin-Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları:518, Ankara 1998.

Brands, H. (1969); “János Eckmann: Nehcü’l-Feradis. I. Tıpkıbasım”, Oriens 20, s. 198.

Brockelmann, C. (1954); Osttürkische Grammatik der İslamichen Litteratursprachen Mittelasiens, Leiden.

Burslan, K. (1934); “Nehc-ül-Ferâdis’ten derlenen Türkçe sözler”, Türkiyat Mecmuası IV, s. 169-250.

Clauson, S. G. (1959); “Nehçü’l-Feradis”, Bulletin of the School of Oriental and African Studies XXII, 153-154.

Çağatay, S. (1963); Türk Lehçeleri Örnekleri. VIII. Yüzyıldan XVIII. Yüzyıla Kadar Yazı Dili, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayımları:62, 2. Baskı, Ankara.

Eckmann, J. (tarihsiz); Nehcü’l-Ferādìs. Uştmaḫlarnıŋ Açuq Yolı (Cennetlerin Açık Yolu): II Metin, (Yayınlayanlar: S. Tezcan, H. Zülfikar), Türk Dil Kurumu Yayınları: 518.

______ (1959); “Das Chwarezmtürksiche”, Philologiae Turcicae Fundamenta I, Wiesbaden, s. 113-137. (Çevirisi: M. Akalın, “Harezm Türkçesi”, Tarihî Türk Şiveleri, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları:73, Seri: IV, S.A.21, Ankara 1988, s. 173-210.)

______ (1964); “Die Kiptschakische Literatur I. Die Literarur von Chwarezm und der Goldenen Horde”, Philologiae Turcicae Fundamenta II, Wiesbaden, s. 275-296.

______ (1988); “Nehcü’l-Feradis’in Bilinmeyen Bir Yazması”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten 1963, Ankara, s. 157-159.

Ergin, M. (1959); “Eckmann, J. Nehcü’l-feradis. I. Tıpkıbasım, Ankara 1956”, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, C.IX, s. 129-130.

Fazılov, E. (1966); Starouzbekskiy Yazık. Horezmiyskie Pamyatniki XIV. I, Taşkent; II. Taşkent 1971.

Hacıemioğlu, N. (1992); “Harezm-Kıpçak Sahasında Türk Edebiyatı”, Türk Dünyası El Kitabı, 3. Edebiyat, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları:121, Seri:1, S. A-23, Ankara, s. 68-79.

Karamanlıoğlu, A. F. (1995); “Nehcü’l-Feradis’e Dair”, Türk Dili IV, s. 556-558.

______ (1968); “Nehcü’l-Feradis’in Dil Hususiyetleri I, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi XVI, s. 55-72; II. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi XVII (1969), s. 33-56; III. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi XVIII (1970), s. 57-80; IV. Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi XIX (1971), s. 145-170.

Menges, K. H. (1963); “Report on a Excursion to Leningrad and Taškent for Researc in Cagatay Manuscripts”, Central Asiatic Journal, VIII/4, s. 231-252.

Nurieva, F. H. (1993); İssledovaniyi Yazıka Pamyatnika XIV veka ‘Nahdj al-Faradis’, Kazan.

Tuna, O. N. (1968); “Studies on Nahju’l-Farādìs: A Method for Turkic Historical Dialectology”, Ph. D. Thesis University of Washington.

Tülücü, S. (1994); “NEHCÜ’L-FERADİS – Uştmahlarnıng Açuq Yolı (Cennetlerin Açık Yolı). Maḥmūd b. èAlì el-Kerderì, II. Metin, Çevriyazı: J. Eckmann, Yayınlayanlar: S. Tezcan – H. Zülfikar, Türk Dil Kurumu Yayınları:518, XI+312+1s.”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1991, Ankara, s. 155-161.



[1]    A. Ata, Nāṣırü’d-di̇̄n bin Burhānü’d-di̇̄n Rabġūzi̇̄. Ḳıṣaṣü’l-Enbiyā (Peygamber Kıssaları), I. Giriş-Metin-Tıpkıbasım, Türk Dil Kurumu Yayınları:681-1, Ankara 1997, s. XVI.

[2]    A. Ata, “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiyâ’sında Nazmın Gücü”, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, C. V. S.2, Ankara 2008, s. 117-125. H. E. Boeschoten - M. V. Damme, “The Poetry in Rabghuzi’s Qısas”, Paper Presented at the 3rd European Seminar Central Asian Studies, Paris June 22-25 1989.

[3]    A. Ata, yge., s. XI-XII. F. Sümer, Eski Türklerde Şehircilik, Ankara 1994, s. 87-88. S. P. Tolstov, Po Sledam drevne Horezmiyskov tsivılizatsii (Eski Harezm Medeniyeti Peşinde), Moskova 1948.

[4]    Ch. Rieu, Catalogue of the Turkish Manuscripts in the British Museum, III, 1838, s.270. F. Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul 1986, s. 287.

[5]    A. Ata, yge., s. XIV. R. Grousset, Bozkır İmparatorluğu. Atilla-Cengiz Han-Timur, (Çeviren: Dr. Reşat Uzmen), İstanbul 1993, s. 326.

[6]    Ch. Rieu, yge., s. 272.

[7]    H. Boeschoten – V. Damme, “The Different copyist in the London Ms. Of the Qısas-ı Rabhguzi”, Utrecht Papers on Central Asia, 16-18 December 1985.

[8]    H. E. Boeschoten, “The Leningrad Manuscripts of Rabghuzi’s Qısas”, Türk Dilleri Araştırmaları 1991, s. 47-49.

[9]    J. Eckmann, “Die Kiptschakische Literatur”, Philologiae Turcicae Fundamente, 1964. s. 278.

[10]   G. Jarring, Studien zu einer ostturkische Lautehre, Lund 1933, s. 20.

[11]   E. Blochet, Catalogue des manuscripts turcs, Bd. II, Paris 1993, s. 138.

[12]   N. Hacıyeva, “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiya Eserinin Bakü Yazması”, Türk Dili, S. 514, Ekim 1994, s. 292-296.

[13]   A. Cin, “Rabguzi’nin Kısasü’l-Enbiyasının Tahran Nüshası”, Turkish Studies. Eski Oğuz Türkçesi Prof. Dr. Zeynep Korkmaz Adına, 22, 5/1, Winter 2010, s. 237-245.

[14]   A. Caferoğlu, Türk Dili Tarihi, İstanbul 1958, c. II, s. 113.

[15]   A. Karahan, İslâm Türk Edebiyatında Kırk Hadis Toplama, Tercüme ve Şerhleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları:284, Ankara 1991, s. 143.

[16]   Pavet de Courteille, “Miradj Nameh, publie poul la premiere fois d’apres le manuscrit ouggour de la Bibliotheque Nationale”, Publications de l’École des Languages Orientales Vivantes, II serie, vol. VI, Paris 1882, s. 1.

[17]   A. Caferoğlu, Türk Dili Tarihi, İstanbul 1984, 3. baskı, “XI-XVI. asır Müşterek Orta-Asya Türkçesi ve Gelişmesi", s. 113.

[18]   Nehcü’l-Feradis: I. Tıpkıbasım, Önsözü Yazan. J. Eckmann, Türk Dil Kurumu Tıpkıbasımlar Dizisi:35, Ankara 1956, s. XI-XII.

[19]   Nehcü’l-Feradis. I. Tıpkıbasım, Önsözü Yazan:J. Eckmann, Ankara 1956, s. VI-VII.

[20]   Ş. Mercanî, Kitābu Müstefādi’l-aḫbār fì aḳvāli Ḳazan ve Bulġar, Kazan 1897, s. 13-14. (Tıpkıbasımı: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları: 155, Seri: I, Sayı:A.30, Ankara 1997.)

[21]   A. Rahim – A. Aziz, Kazan Edebiyatı Tarihi. Feodalizm, Kazan 1925, s. 67-69.

[22]   Z. V. Togan, “Harezm’de Yazılmış Eski Türkçe Eserler”, Türkiyat Mecmuası II, 1926, s. 331-345.

[23]   M. F. Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi, 3. baskı, İstanbul 1981, s. 293.

[24]   A. N. Nadjib, “Nehcü’l-Feradis ve Dili Üzerine” (Çeviren: Nazif Hoca), Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, XXII (1977), s. 36-37.

[25]   A. Caferoğlu, age., s. 113.

[26]   N. Yüce, “Türkler (Türk Dili)”, İslâm Ansiklopedisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul 1988, C. 12-II, s. 486.

[27]   R. F. İslamov, Altın Urda Hem Memlükler Mısırı: Yazma Miras, Medenî Baglanışlar, Kazan 1988, s. 61.

[28]   G. Sağol, Nehcü’l-Ferādi̇̄s. İlk İki Bap. Giriş-Metin-Sözlük-Dizin-Arapça İbareler, (Doçentlik Çalışması), 1988, s. XXVI.

[29]   Z. V. Togan, “Harezm’de Yazılmış Eski Türkçe Eserler”, Türkiyat Mecmuası II, 1928, s. 315-345.

[30]   J. Eckmann, age.

[31]   Ş. Mercanî, age. s. 13-14.

[32]   F. F. İslamov, yge. s. 61.

[33]   E. Blochet, Catalogue des manuscrits turcs, II, Paris 1933, No.1020, s. 132-133.

[34]   J. Eckmann, “Nehcü’l-Feradis’in Bilinmeyen Bir Yazması”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten 1963, s. 157-159.

[35]   G. Sağol, age.

[36]   Y. Kemal, Tyurko-tatarskaya rukopis’ XIV veka “Nehdju’l-feradis”, Simferopol’ 1930.

[37]   E. N. Nadjib, age., s. 31.

[38]   E. N. Nadjib, age. B.A. Yafarov, Literatura Kamsko-Voljkih Bulgar X-XIV vv. i rukopis “Nahc al-Faradis, Kand. Diss. Kazan 1949.

[39]   E. N. Nadjib, age., s. 38.

[40]   E. N. Nadjib, age., s. 35. İslamov, a.g.e., s. 64.

[41]   R. F. İslamov, age., s. 64.

[42]   E. N. Nadjib, age., s.37.

[43]   R. F. İslamov, age., s. 63.

[44]   A. N. Samoyloviç, Türk Dili, Seri:I, S. 12, 1935, s. 35.


Last modified: Saturday, 11 November 2017, 4:34 PM