Bu ders, özellikle görsel imajlara ve bunların kültürel olarak aldığı biçimlere dönük bir anlayış ve değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır. 1960’larda ortaya çıkışından bu yana sanat antropolojisi ile modern sanat çevreleri ve piyasaları arasındaki ilişki kimi zaman yüzeysel kimi zaman çatışmalı olarak sürmüştür. Bunda antropolojik yorumların, Batılı olmayan materyaller ile Batılı sanat imajlarını daima ilişkilendirmesi ve Batılı ve Batılı-olmayan görsel kültürler arasındaki geleneksel sınırları takipçileri için sürekli silikleştirmesi belirleyici olmuştur. Modernist estetik anlayışı ise böyle bir sınır ihlaline gönül indirmektense otantiklik fikrinin devamlı korunmasını (tabii bu yolla Batı sanatının değerinin garantili kılınmasını) daha muteber bulmuştur.

Günümüzde imajlara ve onların yeniden üretilebilirliğine değer yükleyen yeni teknolojilerin ortaya çıkışı ile sanat antropolojisi bir kez daha canlılık kazanıyor. İmaja dönük bu yeni duyarlılık “sanat parçaları”nı anlamını bulmaya çalıştığımız nesneler olarak değil toplumsal değerlendirmelere yakıt sağlayan zihinsel kaynaklar ve değerler olarak ele almamızı manalı kılıyor. Bu doğrultuda, sanat antropolojisinin disiplinel perspektifinin medya temelli tüm imajları kapsayacak biçimde genişlemekte olduğunu söyleyebiliriz.